Urfa Haber WhatsAPP İhbar Hattı

Ana Sayfa Urfa Haberleri Eşi Tarafından 11 Parmağı Kesilen Gülfidan Konuştu: O Cani Bir An Önce Cezasını Bulsun

Eşi Tarafından 11 Parmağı Kesilen Gülfidan Konuştu: O Cani Bir An Önce Cezasını Bulsun

Eşi tarafından işkencelere maruz kalan ve 11 parmağı kesilen 5 çocuk annesi Gülfidan konuştu: O caniyi bir an önce hapse atsınlar, cezasını bulsun. Ben anca o zaman rahat ederim.

Giriş Tarihi: 12 Ağustos 2017 Cumartesi 10:39
Eşi Tarafından 11 Parmağı Kesilen Gülfidan Konuştu: O Cani Bir An Önce Cezasını Bulsun

örücü usulü ile 17 yıl önce dini nikahla evlendirildiği eşinden sürekli şiddet gören ve bunun sonucunda 11 parmağı kesilen 5 çocuk annesi 35 yaşındaki Gülfidan Sepil, Van'da yeni bir hayat kurma çabası içinde. Sepil, çocuklarına kavuşmak istediğini belirterek, "O caniyi de bir an önce hapse atsınlar, cezasını bulsun" dedi.

Şanlıurfalı Gülfidan Sepil, 17 yıl önce görücü usulü ile Gaziantepli Tayfur Çeliktop ile evlendi; yıllarca şiddet ve işkence gördü. 5 çocuk annesi Gülfidan Sepil, son çare eşinden kaçarak Van'daki ağabeyi Lami Sepil'e sığındı, eşi Tayfur Çeliktop'tan da şikayetçi oldu. Yaşam Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi (YAKA-KOOP) aktivisti Gülmay Gümüşhan ve gönüllü avukat Deniz Işık, Van'daki ağabeyinin evinde kalan Gülfidan Sepil'i ziyaret etti. Basına yansıdıktan sonra yaşanan gelişmeleri anlatan Gülfidan Sepil, her kesimden kendisine destek geldiğini söyledi.

"O CANİYİ DE BİR AN ÖNCE HAPSE ATSINLAR"

Devlet kurumlarının kendisine sahip çıkma sözü verdiğini anlatan Gülfidan Sepil, "O caniyi de bir an önce hapse atsınlar, cezasını bulsun. Ablalarımı, ailemi sürekli tehdit ediyordu, şu an bile tehdit ediyor. Gördüğüm şiddet yüzünden 3 kez ameliyat oldum, perişanlık çektim. Bakanlık bizi aradı konuştuk sonuna kadar benim yanımda olduklarını söylediler. Benim devletten istediğim o caniyi yakalasınlar, o zaman ben rahat ederim. O cani evimizi başımıza yıktı. Allah onu kahretsin. O beni yavrularımdan etti. Ben o yavruları dünyaya getirdim, büyüttüm. Çocuklarımı yanımda istiyorum" dedi.


GÜLFİDAN'IN YANINDAYIZ

Gülfidan Sepil'il ilk müracaat ettiği Yaşam Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi aktivisti Gülmay Gümüşhan ve gönüllü avukat Deniz Işık ise Gülfidan Sepil'i ağabeyinin evinde ziyaret ederek, onun yanında olduklarını belirtti. Aile Sosyal ve Politiklar Bakanlığının Gülfidan Sepil ile ilgili yaptığı açıklamayı önemsediklerini belirten Yaka-Koop Aktivisti Gülmay Gümüşhan, "Gülfidan'ı her gördüğümde titriyorum, biraz daha acıyorum. İlk başvurusunu aldığımız zaman da belirtmiştim. Ben böyle bir şey görmedim. Bunu basınla paylaştıktan sonra birçok yerden aradılar. Gülfidan'a destek olmak istediklerini söylediler. Sosyal Politiklar İl Müdürlüğü'nden, Bakanlık'tan aradılar. Bakanlığın yaptığı açıklama bizim için çok çok önemliydi. Çünkü bu Yaşam Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifinin tek başına yapacağı bir şey değil" dedi.

 


İHMALLER ZİNCİRİ VAR

Gümüşhan, Gülfidan Sepil'in bu kadar kötü bir hayat yaşamasında ve işkence görmesinde ihmaller zinciri olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kadına yönelik şiddet git gide artmakta. Toplum olarak bunun önüne nasıl geçebiliriz? Buna kafa yormak gerekiyor. Çünkü burada ihmaller zinciri var. Gülfidan şiddet görüyor, şiddet gördüğü zaman kayınvalidesi yanında, kayınları yanında. Komşuları sesini duyuyor, başı yarılıyor. Hastaneye gidiliyor, oraya da 5 bin TL verilip susturuluyor. Polis 2 kez evine gidiyor ama sonrasında takipsiz bırakıyor. Gülfidan'a zamanında müdahale edilmiş olsaydı belki de bu durumda olmazdı. En az Gülfidan kadar çocukları da orada zarar gördü. 5 çocuğu 17 yıldır yaşadıklarına şahit olmuşlar. O yüzden çocukların da psikolojik destek alması lazım. Baro'dan birçok avukat ile beraber Gülfidan'ın davasını takip edeceğiz. Bu süreçte onları yalnız bırakmayacağız. Elimizden gelen her türlü desteği göstereceğiz."


TOPLUMSAL TEPKİYE İHTİYAÇ VAR

Bu süreçte hem toplumsal tepkiye hem de devletin gücüne ihtiyaçlarının olduğunu söyleyen gönüllü avukat Deniz Işık da, dosyanın takipçisi olacaklarını ve konu ile ilgili destek beklediklerini ifade etti. Işık, "Kadına yönelik toplumda sistematik bir eziyet ve işkence uygulandığının bir kanıtını da bu olayda görüyoruz. Biz insan hakları savunucuları ve Yaşam Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi olarak daha önce bu tür olaylarla karşılaştık. Ama inanın ilk defa bu kadar ağır bir eziyetle karşılaşmış olduk. Mağdur Gülfidan'ın el ve ayaklarından 11 parmak kesilmiş, kafatasında çatlaklar mevcut, yüzünde hala morluklar var. Bu yıllarca süren sistematik bir eziyet haline dönüşmüş durumda. Soruşturma hala devam etmekte, bu eziyet halinin son bulması için bu dosyanın takipçisi olacağız. Bu süreçte hem toplumsal tepkiye hem de devletin gücüne ihtiyacımız var. Bu konuda destek bekliyoruz" dedi.

     

örücü usulü ile 17 yıl önce dini nikahla evlendirildiği eşinden sürekli şiddet gören ve bunun sonucunda 11 parmağı kesilen 5 çocuk annesi 35 yaşındaki Gülfidan Sepil, Van'da yeni bir hayat kurma çabası içinde. Sepil, çocuklarına kavuşmak istediğini belirterek, "O caniyi de bir an önce hapse atsınlar, cezasını bulsun" dedi.

Şanlıurfalı Gülfidan Sepil, 17 yıl önce görücü usulü ile Gaziantepli Tayfur Çeliktop ile evlendi; yıllarca şiddet ve işkence gördü. 5 çocuk annesi Gülfidan Sepil, son çare eşinden kaçarak Van'daki ağabeyi Lami Sepil'e sığındı, eşi Tayfur Çeliktop'tan da şikayetçi oldu. Yaşam Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi (YAKA-KOOP) aktivisti Gülmay Gümüşhan ve gönüllü avukat Deniz Işık, Van'daki ağabeyinin evinde kalan Gülfidan Sepil'i ziyaret etti. Basına yansıdıktan sonra yaşanan gelişmeleri anlatan Gülfidan Sepil, her kesimden kendisine destek geldiğini söyledi.

"O CANİYİ DE BİR AN ÖNCE HAPSE ATSINLAR"

Devlet kurumlarının kendisine sahip çıkma sözü verdiğini anlatan Gülfidan Sepil, "O caniyi de bir an önce hapse atsınlar, cezasını bulsun. Ablalarımı, ailemi sürekli tehdit ediyordu, şu an bile tehdit ediyor. Gördüğüm şiddet yüzünden 3 kez ameliyat oldum, perişanlık çektim. Bakanlık bizi aradı konuştuk sonuna kadar benim yanımda olduklarını söylediler. Benim devletten istediğim o caniyi yakalasınlar, o zaman ben rahat ederim. O cani evimizi başımıza yıktı. Allah onu kahretsin. O beni yavrularımdan etti. Ben o yavruları dünyaya getirdim, büyüttüm. Çocuklarımı yanımda istiyorum" dedi.


GÜLFİDAN'IN YANINDAYIZ

Gülfidan Sepil'il ilk müracaat ettiği Yaşam Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi aktivisti Gülmay Gümüşhan ve gönüllü avukat Deniz Işık ise Gülfidan Sepil'i ağabeyinin evinde ziyaret ederek, onun yanında olduklarını belirtti. Aile Sosyal ve Politiklar Bakanlığının Gülfidan Sepil ile ilgili yaptığı açıklamayı önemsediklerini belirten Yaka-Koop Aktivisti Gülmay Gümüşhan, "Gülfidan'ı her gördüğümde titriyorum, biraz daha acıyorum. İlk başvurusunu aldığımız zaman da belirtmiştim. Ben böyle bir şey görmedim. Bunu basınla paylaştıktan sonra birçok yerden aradılar. Gülfidan'a destek olmak istediklerini söylediler. Sosyal Politiklar İl Müdürlüğü'nden, Bakanlık'tan aradılar. Bakanlığın yaptığı açıklama bizim için çok çok önemliydi. Çünkü bu Yaşam Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifinin tek başına yapacağı bir şey değil" dedi.

 


İHMALLER ZİNCİRİ VAR

Gümüşhan, Gülfidan Sepil'in bu kadar kötü bir hayat yaşamasında ve işkence görmesinde ihmaller zinciri olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kadına yönelik şiddet git gide artmakta. Toplum olarak bunun önüne nasıl geçebiliriz? Buna kafa yormak gerekiyor. Çünkü burada ihmaller zinciri var. Gülfidan şiddet görüyor, şiddet gördüğü zaman kayınvalidesi yanında, kayınları yanında. Komşuları sesini duyuyor, başı yarılıyor. Hastaneye gidiliyor, oraya da 5 bin TL verilip susturuluyor. Polis 2 kez evine gidiyor ama sonrasında takipsiz bırakıyor. Gülfidan'a zamanında müdahale edilmiş olsaydı belki de bu durumda olmazdı. En az Gülfidan kadar çocukları da orada zarar gördü. 5 çocuğu 17 yıldır yaşadıklarına şahit olmuşlar. O yüzden çocukların da psikolojik destek alması lazım. Baro'dan birçok avukat ile beraber Gülfidan'ın davasını takip edeceğiz. Bu süreçte onları yalnız bırakmayacağız. Elimizden gelen her türlü desteği göstereceğiz."


TOPLUMSAL TEPKİYE İHTİYAÇ VAR

Bu süreçte hem toplumsal tepkiye hem de devletin gücüne ihtiyaçlarının olduğunu söyleyen gönüllü avukat Deniz Işık da, dosyanın takipçisi olacaklarını ve konu ile ilgili destek beklediklerini ifade etti. Işık, "Kadına yönelik toplumda sistematik bir eziyet ve işkence uygulandığının bir kanıtını da bu olayda görüyoruz. Biz insan hakları savunucuları ve Yaşam Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi olarak daha önce bu tür olaylarla karşılaştık. Ama inanın ilk defa bu kadar ağır bir eziyetle karşılaşmış olduk. Mağdur Gülfidan'ın el ve ayaklarından 11 parmak kesilmiş, kafatasında çatlaklar mevcut, yüzünde hala morluklar var. Bu yıllarca süren sistematik bir eziyet haline dönüşmüş durumda. Soruşturma hala devam etmekte, bu eziyet halinin son bulması için bu dosyanın takipçisi olacağız. Bu süreçte hem toplumsal tepkiye hem de devletin gücüne ihtiyacımız var. Bu konuda destek bekliyoruz" dedi.

   

örücü usulü ile 17 yıl önce dini nikahla evlendirildiği eşinden sürekli şiddet gören ve bunun sonucunda 11 parmağı kesilen 5 çocuk annesi 35 yaşındaki Gülfidan Sepil, Van'da yeni bir hayat kurma çabası içinde. Sepil, çocuklarına kavuşmak istediğini belirterek, "O caniyi de bir an önce hapse atsınlar, cezasını bulsun" dedi.

Şanlıurfalı Gülfidan Sepil, 17 yıl önce görücü usulü ile Gaziantepli Tayfur Çeliktop ile evlendi; yıllarca şiddet ve işkence gördü. 5 çocuk annesi Gülfidan Sepil, son çare eşinden kaçarak Van'daki ağabeyi Lami Sepil'e sığındı, eşi Tayfur Çeliktop'tan da şikayetçi oldu. Yaşam Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi (YAKA-KOOP) aktivisti Gülmay Gümüşhan ve gönüllü avukat Deniz Işık, Van'daki ağabeyinin evinde kalan Gülfidan Sepil'i ziyaret etti. Basına yansıdıktan sonra yaşanan gelişmeleri anlatan Gülfidan Sepil, her kesimden kendisine destek geldiğini söyledi.

"O CANİYİ DE BİR AN ÖNCE HAPSE ATSINLAR"

Devlet kurumlarının kendisine sahip çıkma sözü verdiğini anlatan Gülfidan Sepil, "O caniyi de bir an önce hapse atsınlar, cezasını bulsun. Ablalarımı, ailemi sürekli tehdit ediyordu, şu an bile tehdit ediyor. Gördüğüm şiddet yüzünden 3 kez ameliyat oldum, perişanlık çektim. Bakanlık bizi aradı konuştuk sonuna kadar benim yanımda olduklarını söylediler. Benim devletten istediğim o caniyi yakalasınlar, o zaman ben rahat ederim. O cani evimizi başımıza yıktı. Allah onu kahretsin. O beni yavrularımdan etti. Ben o yavruları dünyaya getirdim, büyüttüm. Çocuklarımı yanımda istiyorum" dedi.


GÜLFİDAN'IN YANINDAYIZ

Gülfidan Sepil'il ilk müracaat ettiği Yaşam Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi aktivisti Gülmay Gümüşhan ve gönüllü avukat Deniz Işık ise Gülfidan Sepil'i ağabeyinin evinde ziyaret ederek, onun yanında olduklarını belirtti. Aile Sosyal ve Politiklar Bakanlığının Gülfidan Sepil ile ilgili yaptığı açıklamayı önemsediklerini belirten Yaka-Koop Aktivisti Gülmay Gümüşhan, "Gülfidan'ı her gördüğümde titriyorum, biraz daha acıyorum. İlk başvurusunu aldığımız zaman da belirtmiştim. Ben böyle bir şey görmedim. Bunu basınla paylaştıktan sonra birçok yerden aradılar. Gülfidan'a destek olmak istediklerini söylediler. Sosyal Politiklar İl Müdürlüğü'nden, Bakanlık'tan aradılar. Bakanlığın yaptığı açıklama bizim için çok çok önemliydi. Çünkü bu Yaşam Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifinin tek başına yapacağı bir şey değil" dedi.

 


İHMALLER ZİNCİRİ VAR

Gümüşhan, Gülfidan Sepil'in bu kadar kötü bir hayat yaşamasında ve işkence görmesinde ihmaller zinciri olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kadına yönelik şiddet git gide artmakta. Toplum olarak bunun önüne nasıl geçebiliriz? Buna kafa yormak gerekiyor. Çünkü burada ihmaller zinciri var. Gülfidan şiddet görüyor, şiddet gördüğü zaman kayınvalidesi yanında, kayınları yanında. Komşuları sesini duyuyor, başı yarılıyor. Hastaneye gidiliyor, oraya da 5 bin TL verilip susturuluyor. Polis 2 kez evine gidiyor ama sonrasında takipsiz bırakıyor. Gülfidan'a zamanında müdahale edilmiş olsaydı belki de bu durumda olmazdı. En az Gülfidan kadar çocukları da orada zarar gördü. 5 çocuğu 17 yıldır yaşadıklarına şahit olmuşlar. O yüzden çocukların da psikolojik destek alması lazım. Baro'dan birçok avukat ile beraber Gülfidan'ın davasını takip edeceğiz. Bu süreçte onları yalnız bırakmayacağız. Elimizden gelen her türlü desteği göstereceğiz."


TOPLUMSAL TEPKİYE İHTİYAÇ VAR

Bu süreçte hem toplumsal tepkiye hem de devletin gücüne ihtiyaçlarının olduğunu söyleyen gönüllü avukat Deniz Işık da, dosyanın takipçisi olacaklarını ve konu ile ilgili destek beklediklerini ifade etti. Işık, "Kadına yönelik toplumda sistematik bir eziyet ve işkence uygulandığının bir kanıtını da bu olayda görüyoruz. Biz insan hakları savunucuları ve Yaşam Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi olarak daha önce bu tür olaylarla karşılaştık. Ama inanın ilk defa bu kadar ağır bir eziyetle karşılaşmış olduk. Mağdur Gülfidan'ın el ve ayaklarından 11 parmak kesilmiş, kafatasında çatlaklar mevcut, yüzünde hala morluklar var. Bu yıllarca süren sistematik bir eziyet haline dönüşmüş durumda. Soruşturma hala devam etmekte, bu eziyet halinin son bulması için bu dosyanın takipçisi olacağız. Bu süreçte hem toplumsal tepkiye hem de devletin gücüne ihtiyacımız var. Bu konuda destek bekliyoruz" dedi.

               

örücü usulü ile 17 yıl önce dini nikahla evlendirildiği eşinden sürekli şiddet gören ve bunun sonucunda 11 parmağı kesilen 5 çocuk annesi 35 yaşındaki Gülfidan Sepil, Van'da yeni bir hayat kurma çabası içinde. Sepil, çocuklarına kavuşmak istediğini belirterek, "O caniyi de bir an önce hapse atsınlar, cezasını bulsun" dedi.

Şanlıurfalı Gülfidan Sepil, 17 yıl önce görücü usulü ile Gaziantepli Tayfur Çeliktop ile evlendi; yıllarca şiddet ve işkence gördü. 5 çocuk annesi Gülfidan Sepil, son çare eşinden kaçarak Van'daki ağabeyi Lami Sepil'e sığındı, eşi Tayfur Çeliktop'tan da şikayetçi oldu. Yaşam Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi (YAKA-KOOP) aktivisti Gülmay Gümüşhan ve gönüllü avukat Deniz Işık, Van'daki ağabeyinin evinde kalan Gülfidan Sepil'i ziyaret etti. Basına yansıdıktan sonra yaşanan gelişmeleri anlatan Gülfidan Sepil, her kesimden kendisine destek geldiğini söyledi.

"O CANİYİ DE BİR AN ÖNCE HAPSE ATSINLAR"

Devlet kurumlarının kendisine sahip çıkma sözü verdiğini anlatan Gülfidan Sepil, "O caniyi de bir an önce hapse atsınlar, cezasını bulsun. Ablalarımı, ailemi sürekli tehdit ediyordu, şu an bile tehdit ediyor. Gördüğüm şiddet yüzünden 3 kez ameliyat oldum, perişanlık çektim. Bakanlık bizi aradı konuştuk sonuna kadar benim yanımda olduklarını söylediler. Benim devletten istediğim o caniyi yakalasınlar, o zaman ben rahat ederim. O cani evimizi başımıza yıktı. Allah onu kahretsin. O beni yavrularımdan etti. Ben o yavruları dünyaya getirdim, büyüttüm. Çocuklarımı yanımda istiyorum" dedi.


GÜLFİDAN'IN YANINDAYIZ

Gülfidan Sepil'il ilk müracaat ettiği Yaşam Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi aktivisti Gülmay Gümüşhan ve gönüllü avukat Deniz Işık ise Gülfidan Sepil'i ağabeyinin evinde ziyaret ederek, onun yanında olduklarını belirtti. Aile Sosyal ve Politiklar Bakanlığının Gülfidan Sepil ile ilgili yaptığı açıklamayı önemsediklerini belirten Yaka-Koop Aktivisti Gülmay Gümüşhan, "Gülfidan'ı her gördüğümde titriyorum, biraz daha acıyorum. İlk başvurusunu aldığımız zaman da belirtmiştim. Ben böyle bir şey görmedim. Bunu basınla paylaştıktan sonra birçok yerden aradılar. Gülfidan'a destek olmak istediklerini söylediler. Sosyal Politiklar İl Müdürlüğü'nden, Bakanlık'tan aradılar. Bakanlığın yaptığı açıklama bizim için çok çok önemliydi. Çünkü bu Yaşam Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifinin tek başına yapacağı bir şey değil" dedi.

 


İHMALLER ZİNCİRİ VAR

Gümüşhan, Gülfidan Sepil'in bu kadar kötü bir hayat yaşamasında ve işkence görmesinde ihmaller zinciri olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kadına yönelik şiddet git gide artmakta. Toplum olarak bunun önüne nasıl geçebiliriz? Buna kafa yormak gerekiyor. Çünkü burada ihmaller zinciri var. Gülfidan şiddet görüyor, şiddet gördüğü zaman kayınvalidesi yanında, kayınları yanında. Komşuları sesini duyuyor, başı yarılıyor. Hastaneye gidiliyor, oraya da 5 bin TL verilip susturuluyor. Polis 2 kez evine gidiyor ama sonrasında takipsiz bırakıyor. Gülfidan'a zamanında müdahale edilmiş olsaydı belki de bu durumda olmazdı. En az Gülfidan kadar çocukları da orada zarar gördü. 5 çocuğu 17 yıldır yaşadıklarına şahit olmuşlar. O yüzden çocukların da psikolojik destek alması lazım. Baro'dan birçok avukat ile beraber Gülfidan'ın davasını takip edeceğiz. Bu süreçte onları yalnız bırakmayacağız. Elimizden gelen her türlü desteği göstereceğiz."


TOPLUMSAL TEPKİYE İHTİYAÇ VAR

Bu süreçte hem toplumsal tepkiye hem de devletin gücüne ihtiyaçlarının olduğunu söyleyen gönüllü avukat Deniz Işık da, dosyanın takipçisi olacaklarını ve konu ile ilgili destek beklediklerini ifade etti. Işık, "Kadına yönelik toplumda sistematik bir eziyet ve işkence uygulandığının bir kanıtını da bu olayda görüyoruz. Biz insan hakları savunucuları ve Yaşam Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi olarak daha önce bu tür olaylarla karşılaştık. Ama inanın ilk defa bu kadar ağır bir eziyetle karşılaşmış olduk. Mağdur Gülfidan'ın el ve ayaklarından 11 parmak kesilmiş, kafatasında çatlaklar mevcut, yüzünde hala morluklar var. Bu yıllarca süren sistematik bir eziyet haline dönüşmüş durumda. Soruşturma hala devam etmekte, bu eziyet halinin son bulması için bu dosyanın takipçisi olacağız. Bu süreçte hem toplumsal tepkiye hem de devletin gücüne ihtiyacımız var. Bu konuda destek bekliyoruz" dedi.

 

(sondakika.com)

                 
YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Şanlıurfa'da otomobil devrildi: 1 ölü, 3 yaralı

Şanlıurfa'da otomobil devrildi: 1 ölü, 3 yaralı

Kurumsal

İçerik

Şanlıurfa

Urfa Haber

Urfa

Yukarı Çık