BİLİM YUVASINI NE HALE GETİRMİŞLER…

15 Ekim 2017 Pazar 18:00

Bir bilim yuvasını ne hale getirmişler. Gerçi bazı şeyleri biliyorduk-duyuyorduk, burnumuza pis kokular geliyordu, ama FETÖ/PDY (Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması) operasyonları başladıktan sonra bunu daha net olarak gördük. 

Maalesef ki Dicle üniversitesinden bahsediyorum. Bir zamanlar Türkiye’nin en önde gelen ve bilinen bilim yuvasının bir örgütün çıkarları doğrultusunda nasıl tarumar edildiğini, bilimin dışında nasıl entrikaların döndüğünü, operasyonlar genişledikçe, iddianameler yazıldıkça, yetkililer konuştukça birbir gün yüzüne çıktığını görüyoruz.

Her şey 2007 Genel Seçimlerinde Ak Parti’den Diyarbakır 8’ncı sıra milletvekili adayı olan ancak, seçilemeyen Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç’ın rektörlük koltuğuna oturmasıyla başladı. Saraç, 2 dönem o koltuğu işgal etti ve olanlar oldu. Dicle Üniversitesi bilim yuvası olmaktan çıktı, adeta FETÖ/PDY’nin karargahı haline dönüştü.

Dicle Üniversitesinin yeni Rektörü Prof. Dr. Talip Gül, çok sıkıntılı bir süreçte o koltuğa oturdu ve düzenlediği her basın toplantısında bu sıkıntılarını dile getirmekten çekinmedi. Rektör Gül, daha önce düzenlediği basın toplantısında, Dicle Üniversitesindeki FETÖ/PDY’nin tahribatlarını anlatarak, bunları gidermeye çalıştıklarını, fakat siyasilerin kendilerini rahat bırakmadığını, iş ve ihale istediklerini anlatmıştı.

Rektör Prof. Dr. Gül, son toplantı da ise, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yürütülen soruşturmalar kapsamında eski rektörü halen tutuklu bulunduğunu, yaklaşık 200 öğretim üyesinin ihraç edildiğini belirterek ‘Bir taraftan FETÖ/PDY ve diğer örgütlerle ilgili soruşturma komisyonları kurarken, diğer yandan eğitim öğretim faaliyetleri ile ilgili çalışmalar yaptık. Soruşturma komisyonlarından mevcut 700 kişilik akademisyen kadrosundan yaklaşık 400'ü soruşturmadan geçti. Oluşturduğumuz komisyonlar ile bütün birimler için yönergeler hazırladık. Çoğu Tıp Fakültesinde olmak üzere 200'e yakın öğretim üyesinin ihraç edilmesi nedeniyle diğer üniversitelerden hoca desteği ile eğitim ve sağlık hizmetleri faaliyetlerini yürütmeye çalıştık. YÖK, daha yeni 40 Yardımcı Doçent kadrosu verdi. İhraç edilen bütün öğretim üyeleri yetişmiş kalifiye elemanlardı. Ancak, terör örgütü bağlantıları nedeniyle ihraç edilmeleri gerekiyordu. Kimse Diyarbakır'a gelmek istemiyor. Bu açığı doldurmaya çalışıyoruz. Tıp Fakültesi ve hastanelerimizin bu konuda öğretim üyesi ihtiyaçları var, bunu karşılamaya çalışıyoruz. Profesör ve Doçentleri buraya getiremiyoruz. Buraya gelmeleri için onlar açısından özendirici şartların olması gerekir. Diyarbakır'da görev yapmak için YÖK'ü bu konuda pozitif ayrımcılık yapması gerekir. Şu anda 3 fakültemizde profesör olmadığı için dekanlıklarına vekaleten ben ve başka arkadaşlar bakıyor’ dedi.

Prof. Dr. Talip Gül, geçmiş yönetimin ihaleleri ile ilgili de çalışma başlattıklarını ifade ederek, "Ziraat Fakültesi'ne ait 6 bin dönüm arazi başkalarına ekim yapılması için kiralanmış, ihaleyi alanlarda başka şahıslara kiralamışlar. Sayıştay'dan müfettiş istedik gelip inceleme yaptılar. Üniversitenin 3 milyon zarara uğratıldığı ortaya çıktı. Biz de zararları Ziraat ve Veteriner Fakültelerinin eski dekanlarına kestik. Kiraya verilen arazilerin elektrik paralarını bile vermemişler’ diyerek durumun hangi boyutlara ulaştığını anlattı ve işlerinin ne denli zor olduğunu dile getirdi.

Şimdi sorular şunlar;

-FETÖ/PDY yandaşlarıyla siyaset yapanlar mı?

-Onları rektörlük koltuğuna getirenler mi?

-Bu kadar yolsuzluk, hırsızlık yapmalarına göz yumanlar mı?

-Üniversiteleri bilim yuvası olmaktan çıkaranlar mı?

-Yoksa o koltukları işgal edenler mi, suçlu…

Sevgiyle kalın.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.