Urfa Haber WhatsApp Hattı
Gülderen GÜLTEKİN

Paşa oğlum, Şehzadem…


Gülderen GÜLTEKİN
19 Eylül 2013 Perşembe 08:07

Öğrencilik, hatta çocukluk yıllarımdan kalma anı bir isimdir komşu Saime teyze …Bütün anneler öylemi idi, yoksa Saime teyze demi idi gariplik …Bu yaşıma geldim de hala anlayıp çözemediğim nadir isimlerden…Ve zavallı oğlu …J( zavallı kelimesi hangi anlamda anlaşılmalı yazacaklarımı okuyunca karar verin lütfen…)

Annesinin paşa oğlu, biriciği, nadidesi ( ki bu sıfatlar genelde kızlar için kullanılır) Okunması gereken her okulu okumuş, işe  girmiş, gün boyu  süren mesaisine başlamıştı. Sabahın köründe evladının yollara koyulması annenin ciğerini parçalıyor, mümkün olsa oğlunun yerine işe bile kendi gitmek istiyordu.

Nadidesini evlendirmek için gelin adayı aramaya başladı.( Bizde öğrenciyiz ama annemizden aparmanda konuşulan günün dedikodularını duyuyoruz..:)’’Bir yanım  huzursuz’’ demiş Cemile teyzeye . Biriciğini "elin kızına" nasıl teslim edecek…Kendi gibi, ona gül gibi "bakacak",biriciğine  layık kız var mıdır? Onun sevdiği yemekleri yapabilecek midir mesela? Dilediği her şeyi ayağına kadar taşıyacak, üstünü örtecek, hastalandığında nane limon kaynatacak mıdır?

Komşu, akraba gezmelerinde bekâr kızları süzüm süzüm süzer.Evleri temiz midir? El maharetleri, giyim kuşamları nasıldır, paklar mıdır? Hizmetleri iyi midir? Kapıdan nasıl buyur ediyorlar, oturup kalkmasını biliyorlar mı, Kahve verdiğinde elinde tepsi köşede bekliyor mu? Yoksa fincanlar "biri fark etse de alsa " der gibi  elinde mi kalıyordur ? Hamur açabilir mi? Envai çeşit börek, poğaça, kurabiye tam kıvamında mı pişmiş, yoksa altı siyaha mı kesmiştir?

Saime teyze  oğluna bir eş, hayat arkadaşı, yoldaş, "kalbine mukabil bir kalp, ruhuna değen bir ruh" aramamaktadır ,"hizmetkar" aramaktadır... Saime teyze  başkaca bir kadınlığı bilmemektedir.

Nihayet birini gözüne kestirir.Biriciğine,"layık gördüğü" kız pek maharetli, pek güzeldir, üstelik iş güç sahibidir. Uzunca bir süredir, "çalışan bir gelin" fikri zaten hayallerini süslemektedir. Kurum kurum kurularak, "Gelinim şu işi yapıyor" diyebilecektir. Oğlununkinden daha aşağı derece bir işi olması ayrıca yüreğine su serper. Ancakkkkk….!  Oğlu aynı fikirde midir?

Saime teyzenin başından kaynar sular dökülür. Biriciği âşık olmuştur. Hangi mel’anete gönlünü kaptırmıştır acaba?Evlenmek istemektedir. Ağlayıp sızlar. Özellikle oğluyla yan yana olduklarında daha çok ağlayası tutar.

Aylar sonra oğlu, "Ayrıldık" diye müjdeli haberi verir. Biraz üzülmüş gibi yapsa da koçlar kurbanlar kestirmek ister. Birkaç gün geçince beğendiği kızdan, oğluna bahseder. Oğlu "Olur" der. Kızla tanışırlar.Dünyalar annenin olur. Evlenirler…

"Şımartılmış çocuk kendini beğenmişliği"yle büyütülen erkek evlendiğinde, annesinin evindeki paşa hayatının aynısının devam edeceğini, karısının annesi gibi davranacağını vehmeder.

Kendisi gibi işten gelen karısı mutfakta, o ise televizyon karşısındadır. Karısı yemeği yapar, sofrayı kurar. Yemeklerini yerlerken, karısının hal hatır sorma , dertleşme ihtiyacını anlayamaz. Sanki tek yorulan kendiymiş gibi susar. Karısının sorduğu soruları duymazlıktan gelir veya geçiştirir.

Yemek biter. Masadan bir tabağı kaldırmak adamın aklının ucundan bile geçmez. Hayatında bir kere bile yaptığı bir şey değildir bu. Karısı böyle bir şeyi nasıl talep eder?

Adam şaşkındır. Bildiği, gördüğü, tanıdığı kadın değildir karşısındaki. Fena halde yanıldığı şeyse artık evli olduğu, karşısındakinin de annesi değil, karısı olduğudur. Artık sorumlulukları vardır. Artık çocuk değildir…

Kadının istediği, beklediği, umut ettiği evlilik, erkek bu değildir. Erkek onun için sorumluluk sahibi demektir. Koruyan, kollayandır. Dert ortağıdır. Teselli edendir.

Adam her gün eve gelir ve gider. Hizmet bekler. Bütün bellediği görevi ve sorumluluğu sanki sadece eve para getirmektir. Bunun dışında her şey ona yabancıdır. Karısına sarılmaz. Hal hatır sormaz. İçini ona açmaz.

Annesi bir soru sorup da cevap vermediğinde, karısının da annesi gibi susmasını bekler. Karısı bir daha sorar. Adam susar. Kadın bir daha dener. Adam yine susar. Kadın soruyu değiştirip bir kere daha sorar. Adam bir kadınla konuşmaya, dertleşmeye hem alışık değildir hem de kadın onun için böyle bir varlık değildir.

Adam bütün hayatı boyu hep almıştır. Bir ilişkide vermenin ne olduğunu bilmemektedir.

Adam hayattaki çok kıymetli bir şeyi kaçırmaktadır: "İlişki"yi. Bir kadına bağlanmayı, ona kendini teslim edebilmeyi, ebedî hayat yolunda "arkadaşlık" kurabilmeyi.

Kadın, istediğinin eve sadece "para getiren", "kendini dışarıda bırakan bir erkek" olmadığını bilmektedir. Adamsa  erliği para kazanmaktan ibaret bilmemektedir.

Kadın, bir ömür boyu kocasını değiştirmeye çalışacak, çok yorulacaktır.

Şimdinin Saime teyzelerine diyeceğim o ki…Öyle Şehzadeler yetiştirin ki gelinleriniz sizleri Sultan ilan edebilsin… Hayır dua almak ,hayranlık duyulmak , kayın valide yerine kalpten gelen bir ‘’ANNE’’ lafzı güzeldir emin olun…

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Ucuz Toplu SMS Servisi
Kurumsal

İçerik

Şanlıurfa

Urfa Haber

Urfa

Yukarı Çık